Türk
tiyatrosunun yazarlar açısından en verimli
dönemi sayılabilecek 70li yılların
önde gelen yazarlarından olan Oktay Arayıcı
bugün en çok Rumuz Goncagül adlı komedisiyle
tanınmaktadır.
Geleneksel Türk tiyatrosunun biçimlerinden
yola çıkarak, çağdaş bir anlatım
yakalamayı hedefleyen, bunu yaparken de içerik
olarak içinde yaşadığı dönemin
ve toplumun sorunlarını gündeme getirmeyi
seçen Arayıcı, bu nitelikleriyle tiyatro
tarihimizde kendine özgü bir yere sahip, önemli
ve seçkin bir yazardır. Oyun metinlerinde
seyirlik oyun geleneğini kullanmış,
ancak geleneksel motifleri aynen korumak yerine,
onları gerek biçim, gerekse içerik olarak
yenilemeye, 70li ve daha sonra 80li yılların
öykü ve anlatım özellikleriyle buluşturmaya
özen göstermiştir. Bu çabalarıyla toplumcu-gerçekçi
tiyatroyu, biçimsel olarak geleneksel bir tabana
oturtarak, Türk tiyatrosuna yeni bir soluk getirmiştir.
Yazarın oyunları içinde en bilinen
ve en sevileni kuşkusuz Rumuz Goncagül
dür. Arayıcı tarafından çağdaş
bir ortaoyunu olarak tanımlanan bu komedi,
yazarın ilk oyunu olan Seferi Ramazan Beyin
Nafile Dünyasının yan karakterleri
dul İnsaf Hanım ve gelinlik çağındaki
kızı Gülsünü bu kez baş karakterler
olarak ele alır. Ekonomik güçlükler nedeniyle
kızını evlendirmek isteyen İnsaf
Hanım, komşusundan aldığı
akılla gazetenin gönül postasına Goncagül
rumuzuyla mektup yazar. Oyun, ana-kızın
mektuba cevap yazan taliplerden bir kısmıyla
yaptıkları görüşmelerle gelişir.
Talipleri, ortaoyunun geleneksel tiplerini model
alıp güncelleştirerek çizen yazar, yine
ortaoyunun baş kişileri olan Kavuklu
ve Pişekârı da iki kadına uygulayarak,
geleneksel biçime yeni bir yaklaşım
getirir.
Böylelikle ortaya bir yandan gülünç durumlarla
eğlendirici bir nitelik taşıyan
müzikli bir komedi, diğer yandansa dönemin
Türk toplumunun gerçekçi bir profilini çizmeye
çalışan bir yergi çıkmaktadır.
Oktay Arayıcı, oyunun toplumsal gerçekçiliğini
sağlamlaştırmak için, gönül postasına
bir mektup yazmış ve aldığı
gerçek cevapları oyunun altyapısını
oluştururken malzeme olarak kullanmıştır.
Sonuçta ortaya çıkan eser, son yirmi
yıl boyunca Türk sahnelerinde en çok sergilenen
ve her seferinde izleyiciyle aynı sıcaklıkta
buluşmayı başarabilmiş oyunlardan
biridir. 1988 yılında İrfan Tözüm
tarafından, Gülsün rolünde Türkan Şorayın
oynadığı bir sinema uyarlaması
da yapılan Rumuz Goncagül hiç kuşkusuz
ki çağdaş Türk tiyatrosunun güncel klasikleri
arasındaki yerini çoktan almıştır.
|